6 Eylül 2007 Perşembe

Vazgeçmemek

Antrenmanların her dakikasından nefret ediyordum. Fakat kendi kendime, “Vazgeçme!”
dedim. ‘şimdi sıkıntı çek ve hayatının geri kalanını bir şampiyon olarak yaşa’

Muhammed Ali



VAZGEÇMEMEK

Yürümeyi öğrenen bir küçük çocuğu düşünün. Yapılan araştırmalara göre ortalama olarak, yürümeyi öğreninceye kadar en az 260 kez düşer. Ona birileri vazgeçmemen gerekiyor; çünkü vazgeçtiğin zaman yalnızca yürüyememekle kalmayacaksın, aynı zamanda başarısız olacaksın demiş. Küçük çocuk da sonuna kadar gelip yürümeyi başarmış. Hepimiz bu süreçten geçtik; ama vazgeçmeden istenilen sonuç… Çocuk ne kadar düşerse düşsün, yürüyebileceğine inandığınız sürece başarısızlık duygusuna kapılmadınız. Başka bir konu da 260 kez başarısız olsanız büyük ihtimalle sonunda kendinizi aptal sanmaya başlayacak olmanızdır.

O dönemde o kadar başarısız olmanızı başarısızlık olarak nitelendirmediniz sonrasında kendinize olan güveniniz sarsılmadı, hayal kırıklığı yaşamadınız değil mi? O yaşta olmanıza ve yeteri kadar güçlü olmamanıza rağmen istenilen sonuca ulaştınız. Şimdi ise daha güçsüz gibi davranıyorsunuz. Hedeflerinize giderken bir ufak bir engelle karşılaştığınızda başarısız olduğunuzu düşünüyor, mücadele etmekten vazgeçiyoruz. Bu davranışı o yaşta bilinçsizce yapıyorsak şimdi neden yapmıyoruz?

Hedeflerinize giderken bir engelle karşılaştığınızda başarısız olduğunu düşünmeyip bilinçli bir şekilde başarısızlıklarımızdan ders aldığımızda başarıya kesin ulaşma ihtimalimizi artırmış oluruz.

Başarılı kişiler hedeflerinin uğruna tüm engellere ve hayal kırıklığına rağmen hedefine vazgeçmeden ulaşmak için bütün engelleri aşmıştır.

Charles Goodyear aşırı sıcaklığa karşı hava geçirmeyen lastik üretmek onun en büyük hayaliydi. Bu hayali için kendisini adadı. Lastikler kükürtle sertleştirilmeden önce yazın, yumuşak ve yapışkan, kışınsa, sert ve kolay çizilir oluyordu. Bunun çözümünü bulmalıydı. Bu konuda herhangi bir bilimsel eğitimini almamış olmasına ve lastikle karıştırdığı kimyasalların özelliklerini bilmemesine rağmen Goodyear çok deney yaptı. Her deneyde olabilecek engeller ve başarısızlıklar ile karşılaştı. Hayaline ulaşmak üzereyken çok acı hayal kırıklıkları da yaşadı. Tüm bunlara rağmen yıkılmadı ve vazgeçmedi. Kendisini sadece bu konuya adaması ve her şeyini bunun için harcaması sonrasında borçları çok fazla olmuş ve borçları yüzünden çok kere hapse girmişti. Ailesi zengin değildi ve onlar da zor günler yaşıyordu. Çevresindeki arkadaşlarının alay konusu olmasına ve eşinin bu hayaline devam etmesi halinde onu terk etmekle tehdit etmesine rağmen Goodyear vazgeçmedi. Her türlü zorlukla mücadele etti ve sadece hayaline nasıl ulaşabilir onun çözümünü aradı ve vazgeçmeden sonuna kadar devam etti.
Goodyear, bir parça lastiği kükürtle yoğururken karısının geldiğini gördü. Yakalanacağını anlayınca elindekini ocağa düşürdü. Sonra döndüğünde hatırı sayılır bir değişim olduğunu gördü. Lastik ateşten ve kükürtten kömürleşmiş, sıcak ve soğukla karşılaştığı halde elastikiyetini kaybetmemişti. Goodyear'ın hayaline ulaşma hırsı sonunda sonuç vermiş ve hayal ettiği o başarıyı o da en sonunda yakalamıştı.

Her başarılı kişi bu hayaline giderken karşılaştıkları ister büyük ister küçük olsun güdümlü bir füze misali hedefine kilitleniyor ve onu hiçbir şey engelliyemiyor. Sonunda da istediği sonucu alıyor.

Güzel bir örnek de sizler için, kahve kralının hikâyesi;

Jacobs bakkal Çıraklık ile başladı hayalinin ilk adımını 28 yaşında kendi biriktirdiği paralar ile bağımsız işini kurarak gerçekleştirdi. Kahve, çay, kakao, çikolata ve bisküvi satışı yapan küçük bir dükkân açtı; ama elinde yeterli parası olmadığından ucuz bir dükkân bulmuştu. Bu dükkânın da yeri iyi değildi. Bu dükkân yüzünden işinde çok kötü günler geçirdi. İflasla yüz yüze geldi; ama hayalleri ve hedefleri için hiç olumsuzluğa kapılmamıştı. Bir yerlerden bir miktar borç para bularak dükkânı daha işlek bir yere taşıdı. Kısa süre sonra işleri istediği düzeye doğru gitmeye başlamıştı.

Hedeflerine ve hayallerine emin adımla giderken Birinci Dünya Savaşı sırasında kısa süreli bir hayal kırıklığına uğradı. Devlet savaş ekonomisi sebebiyle elindeki bütün kahve stoklarına el koymaya karar verdi ve Jacobs 1916’da iflas etti. Tekrar hayallerinin en başındaydı, hiçbir şey yapmamış gibi...

Jacobs hedefler ve hayallerinden vazgeçmeden kendini toparlamanın çözümünü arıyordu. İşini toparlamak için kısa süre de olsa farklı işlerle uğraştı. Kendisini kısa sürede toparladı.
Jacobs bu sefer İkinci Dünya Savaşı’ nın çıkmasıyla tıpkı Birinci Dünya Savaşındaki gibi sorunlar ile karşı karşıya kaldı. Devlet yine savaş ekonomisi nedeniyle her şeyine el koydu ve Jacobs tekrar iflas etti.

Savaş sonrasında işleri tekrar iyi gitti ve bir şirket kurdu, şirketinin ismi “ Jacobs Kâffe” idi.
Jacobs iki dünya savaşı yüzünden iki kez sıfırdan başlamak zorunda kaldığı halde, küçük bir kahve dükkânı ile işe başlayıp dünya çapında tanınan bir kahve kralı oldu. Hayalleri için vazgeçmeden mücadele eden Jacobs hayallerine ulaştı.

Bütün başarılı kişiler hayatlarında çok fazla başarısızlıkla mücadele etmiş ve vazgeçmemişlerdir. Mücadele insanları güçlendirir, tökezleten bir engel değildir! Her mücadele, eşdeğerli veya daha da yüksek bir kazancın tohumudur. Çok az yol, geçici başarısızlık ve yılgınlık dönemleri olmaksızın dosdoğru başarıya gider. Yine de kişi özgüvene sahipse, sizi yere serecek bir şey yoktur. Nakavt olabilirsiniz; ama hemen ayağa kalkarsınız. Engebeli yollarda dolanabilirsiniz; ancak anayolu her zaman bulursunuz. Vazgeçmeden ilerlersiniz...

BU YAZI “NLP COŞKULU YAŞAM” CEMAL KONDU ARESKİTAP 2005 ALINTIDIR…



Kişisel Gelişim Eğitimleriyle İlgili
Ayrıntılı Bilgi İçin
Tıklayın

Hiç yorum yok: